Yabancilarin 'Altın Boynuz' (Golden Horn) adını verdikleri Haliç, İstanbul'un Avrupa yakasını ikiye bölen bir doğa harikasıdır. Haliç'in bir tarafında Eminönü, Eyüp, Fener ve Balat diğer tarafında ise Karaköy, Beyoglu ve diğer semtler yer alir.
Haliç geçmişte çok hareketli bir ticaret merkeziydi. İstanbul'un Osmanlılar tarafından fethinin ardından bu bölge Rumlar, Yahudiler, İtalyanlar, diğer Hristiyan gruplar ve aynı zamanda da müslümanlar için popüler bir yerleşim yeri haline gelmiştir. Bunun bir sonucu olarak, Haliç çevresinde bir çok kilise, cami ve sinagog bulunmaktadır. Bunlardan bazıları Sveti Stefan Bulgar Kilisesi , ve Eyüp Sultan Camii ve Türbesi'dir.
Haliç kıyılarında diğer ziyaret edilebilecek yerler arasında, minyatür tema parkı Miniaturk , sanayi-ulaştırma ve haberleşme müzesi Rahmi Koç Müzesi, ve Osmalı zamanında kullanıma açılmış bir elektrik santralı olan ve şu anda modern sanat sergilerine ev sahipliği yapan Santral Istanbul bulunmaktadir.
Ayni zamanda, Eyüp'te Fransız yazar Pierre Loti'nin adını taşıyan Pierre Loti Café yer alır. Burası, şehrin en güzel manzaralarından birine sahiptir.
Haliç yakın geçmişte yoğun yerleşim ve sanayileşmenin bir sonucu olarak oldukça kirlenmişti. Ancak gösterilen büyük çabalar sonucu olarak, bugün oldukça temizlenmiş ve her gün yapılan yeni projelerle İstanbul'un cazibe merkezlerinden biri haline gelmistir.
1. fotoğraf: St Stephen Kilisesi © Ali Basarir
2. fotoğraf: Haliç © Yildirim Incealemdaroglu
Otel Bulma
Tarihlerde kalmak istiyorsunuz > Daha fazla Arama SeçenekleriLütfen bekleyin, biz dört bir yanından gelen fiyatları alıyorsanız 30 kaynakları